Şeyh Efendiye
Turkish

Şeyh Efendiye

by

language exchanges
relationships
daily life
dialogue

Aynı odayı paylaşmak seninle şeyhim ne büyük saadet. Feyiz almak güzel sohbetlerinden herkese nasip olmaz. Bizi bu odaya kim koydu şeyhim? Benim bilgim yetmez, hatırlamam. Sen herhalde bunu da bilirsin. Sen her şeyi bilirsin ya şeyhim. Üstün meziyetlerin mi öğretti sana her şeyi bilmeyi? İyi ama seni odanın baş köşesine kim koydu şeyhim?

Şeyhimin penceresi medreseye bakar. Her gün sohbet olur. Şeyhim dersini bu mesafeden alır. Üstün meziyetleri sayesinde elbette. Şeyhimin penceresi çok işlek bir sokağa bakar. Şeyhim buradan da çok şeyler öğrenir. Şeyhimin penceresi bir ufka bakar. Şeyhimin penceresi bakar da bakar. Şeyh efendinin çok bilmesine şaşmak neden?

Şeyh efendi, nasip olmuş sana bakmak bu odanın en büyülü penceresinden. Benimse boşluğa açılır pencerem. Benim penceremden baksan şeyhim; ne alırdın payına? Senin meziyetlerin haşa hepimizin malumudur. Pencerendir malumumuz olmayan ancak.

Şeyh efendi mazur gör eksikliğimizi.

Senin penceren dünyaya bakar.

Bizimki ise boşluğa.

0